(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.09.2002 tarih ve 2001/593-2002/781 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları aracın, müvekkiline kasko sigortalı araçla çarpışması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen ( 28.600.000.000 ) TL.den davalıların kusur oranına tekabül eden ( 14.300.000.000 ) TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan rücuen ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı D... Uluslararası Dökme Çim. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkiline ait araç sürücüsünün kusur ve hasar miktarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, kazanın meydana gelmesinde davalıların toplam 4/8 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği ve bu kusur oranına ( 14.300.000.000 ) TL.nin tekabül ettiği gerekçesiyle, bu miktarın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekili, yargılama sırasında yetki itirazında bulunmadığına ve esasen yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin usulen mümkün bulunmamasına göre,davalı vekilinin yetki konusundaki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesi kararı ve bunun dayanağı olan Adli Tıp Raporu'nda temyiz eden davalı sürücüsü diğer davalı Mehmet Ç.'in kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 53 ncü maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusur oranı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgularla bağlıdır. Bu halde mahkemece, anılan ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak davalı tarafa atfedilecek kusur oranının tayininde dikkate alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle,mümeyyiz davalı vekilinin usule ilişen temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle,kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy