(6762 S. K. m. 68)
Dava: Hasımsız olarak açılan davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2002/721 -2002/719 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Ayaş yolu Şeker Fabrikası karşısında demir ticareti işi yaptığını, 13.10.2002 günü iş yerine su basması sonucu fatura ve mali evrakların okunamaz hale geldiğini ileri sürerek, davacıya ait 2001 ve 2002 yılı fatura, defteri kebir yevmiye, envanter defterlerinin zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, bir tacirin TTK'nun 68. maddesi hükmünden yararlanıp zayi belgesi alabilmesi için defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş olması ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında bir sebepten meydana gelmesi gerektiği, davacının bürosunda titizlikle saklaması gereken defter ve belgeleri yerde bırakıp ıslanmasına sebebiyet verdiği, oysa aynı büroda bulunan kanepe, bilgisayar ve masasının ıslanmadığı, bu hali ile davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy