(6762 S. K. m. 57) (3095 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.6.2003 tarih ve 2001/467-2003/834 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan E. Ç tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2004 günde davacı avukatı Kaan P ile davalı avukatı Naime K gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1995-1998 yılları arasında müvekkili şirkette çalışacak şirketin üretim sınırlarını ve müşteri portföyünü öğrenen davalı E.Çeliköz'in 5.12.1995 tarihli taahhütnameyle şirketten ayrıldıktan itibaren 5 yıl süreyle benzer faaliyetlerde bulunmayacağını aksi halde (50.000) USD ödeyeceğini taahhüt ettiğini, şirketten ayrıldıktan sonra aynı konuda faaliyet yürütmek üzere davalı şirketi kurarak taahhüdünü çiğnediğini ileri sürerek, (50.000) USD cezai şart ile birer milyar lira maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, diğer müvekkilinin geçmişte deneyimli ve uzmanlık kazanmış bir formasyonla davacı şirkette bir süre çalıştığını, dava dışı firma ürünlerinin her yerde satıldığını, 5.12.1995 tarihli taahhütnamenin baskı altında imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ile bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı E.Çeliköz'ün davacı şirkette çalışırken BK.nun 348 nci maddesine uygun olarak verdiği taahhütnameyle davacının sattığı ürünlerin benzerlerinin üretip ve satışını dolaylı veya dolaysız olarak yapmayacağını kabul etmesine karşın 26.11.1997 tarihinde kurduğu ve müdürü olduğu davalı şirket aracılığı ile daha önce öğrendiği davacının müşteri potansiyelini ve pazarlama ağını davalı şirkete çekmeye çalışarak TTK.nun 57/8, maddesi anlamında haksız rekabette bulunduğu, ancak makine mühendisi olan bu davalının uzman olduğu alanda şirket kurması ve ekonomik durumu göz önüne alındığında cezai şartın tenkisinin hakkaniyete uygun olacağı, (BK.m.161/son) maddi ve manevi tazminat iddialarının ispatlanamadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000 USD nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının avans kredi faiziyle anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı şirket ve davalılardan E.Çeliköz vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haksız rekabetten dolayı istenilen maddi tazminatın somut olarak dayandırıldığı olgunun acık ve net olarak belirtilmemiş olmasına, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu maddi tazminat istemine esas veri ve tespit içermeyen bilirkişiler kurulu raporunun davacı vekilince 22.4.2003 tarihli oturumda kabul edilmesi karşısında davacı vekilinin ve davalı E.Çeliköz vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı E. Çeliköz'ün uzman olduğu konuda şirket kurarak davacı ile aynı konuda faaliyet yürütmesi gibi yasal olmayan bir gerekçe ve ekonomik durumu ödeme gücü saptanmadığı halde soyut olarak ekonomik durumundan söz edilerek taahhüt edilen cezai şartın 2/3 oranı aşacak biçimde indirilmesi doğru olmadığı gibi, bir tür haksız eylem olan TTK.nun 57/8 maddesi hükmü anlamında haksız rekabet sabit görüldüğü halde uygun bir miktar manevi tazminat takdiri gerekirken koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu istem kaleminin reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönler bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan E.Çeliközlü aleyhinde hüküm altına alınan yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesi hükmü uyarınca temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının o cins yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı yerine ulusal para alacaklarına özgü faiz işletilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı E.Çeliköz vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentteki nedenlerle kararın davacı, 3 nolu bentteki nedenlerle davalılardan E.Çeliköz yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 er lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 7.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy