(6762 S. K. m. 1269, 1312)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.09.2003 tarih ve 2002/184 - 2003/642 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2004 gününde davalı avukatı C.T. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın kaza yapması sonucunda yükü ile birlikte hasar görmesine rağmen davalının kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı zararı tazmin etmediğini ileri sürerek, 10.000.000.000.-TL'nin kaza tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçede araç yanında davacıya ait olan yük için de kısmen teminat verildiğini, hasara uğrayan yükün davacıya ait olmadığını, davacının talebini araç hasarı ve yük hasarı için ayrı ayrı belirtmesi gerektiğini, yük hasarı için eksik sigorta uygulanmasının zorunlu olduğunu, kasa hasarı için de poliçede teminat verilmediğini, davadan önce temerrütlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taleple bağlı kalınarak, araç, yük ve kasa hasarı için davanın kabulüne ve tazminata olay tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki sigorta poliçesinde sigortalı aracın kamyon olarak belirtildiği, araç ruhsatında da kapalı kasa kamyon olarak tescilin yapıldığı, poliçe özel ve genel koşullarında araç kasasının teminat kapsamında olmadığının açıkça belirtilmemiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, sigorta poliçesinde teminat verilen yük hasarı, yükün davacı sigortalıya ait olması halini kapsamaktadır. Zira, 3'üncü şahsa ait yükün teminat altına alınması ancak taşıma sigortasının konusunu oluşturabilir. Kazada hasar gören yükün davacıya ait olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, davacının yük hasarı açısından davalı sigorta şirketinden tazminat isteminde bulunması mümkün olmadığından, bu tazminat kalemi için talebin reddi gerekirken, kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy