(6762 S. K. m. 1299, 1300)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.10.2003 tarih ve 2002/682-2003/550 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğunu, poliçe süresi içerisinde hasara uğrayıp, pert olduğunu sigortalı aracın piyasa değerinin 45.000.000.000 TL olduğu konusunda mutabık kalmalarına karşın bu bedelin ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 25.000.000.000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, birleştirilen davada fazlaya ilişen 10.000.000.000 TL nin tahsilini talep ve etmiştir.
Davalı vekili, davacının son iki prim taksidini süresinde yatırmadığından geçerli bir poliçe bulunmadığını, ayrıca aracın kazadan önceki piyasa değerinin 45.000.000.000 TL olup, hasarlı değerinin 27.550.000.000 TL olarak belirlenmesi nedeniyle, davacının isteyebileceği tazminatın 17.450.000.000 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunuculan kanıtlar 48.000.000.000 TL olduğu, kaza sonrasındaki değerinin 13.000.000.000 TL olup, davacıların isteyebileceği tazminatın 35.000.000.000 TL olarak belirlendiği, anılan raporun teknik ve denetime açık bulunduğundan buna itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 35.000.000.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın pert-total (hurda) değerinin ve buna bağlı olarak tazminat miktarının ne olacağı noktasındadır. Mahkemece, ilk yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı sigortacının getirdiği teklifteki değer esas alınmış, daha sonra yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı tarafın getirdiği telifler dikkate alınarak davacının isteyebileceği tazminat miktarı hesaplanmıştır.
Oysa, mahkemece yapılacak iş tarafların getirip mahkemeye sunduğu sübjektif teklifleri esas alarak değil, davaya konu aracın markası,modeli dosya içerisindeki belgelere göre gördüğü hasarın şekli ve niteliği göz önünde tutularak bilirkişilerin teknik bilgi ve becerilerini kullanarak ve bu konuda piyasa araştırması yapmak suretiyle objektif verilere dayalı olarak aracın bu hali ile pert değerinin tespit edecek Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı nedenlerle,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy