(1086 S. K. m. 438) (4077 S. K. m. 6/C, 23) (Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/99 - 2003/1126 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, müvekkili G.Ö.'nün diğer müvekkili davacı şirketin temsil yetkisine haiz ortağı bulunduğunu, müvekkili G.Ö.'nün davalı seyahat şirketinin gazetede verdiği ilanı okuyarak, 30.12.2001 - 01.01.2002 tarihleri arasında Hollanda-Amsterdam seyahatine katılma konusunda vizenin de davalı tarafından alınması koşuluyla anlaştığını, davalının Avusturya Devletinden şengan vizesi aldığını, ancak, bu vizeyle Hollanda'ya kabul edilmeyip, 31.12.2001 tarihinde İstanbul'a geri gönderildiğini, davalının Avusturya'dan alınan vize ile Hollanda'ya girilemeyeceğini bildiği halde salt kazanç teminine yönelik hareketinin kötü niyetli bir davranış olduğunu, davalının hareketi sonucu müvekkilinin toplam (1.122.797.000.-) TL maddi kayba ve büyük elem ve ızdıraba maruz kaldığını ileri sürerek, (1.122.797.000.-) TL maddi ve (2.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacı G.Ö. ile müvekkili arasındaki sözleşme hükümlerine göre vizeden doğabilecek tüm sorumlulukların seyahat edene ait olduğunu, davalının vize işlemlerinde sadece aracı konumunda bulunduğunu, davalının olayda kusursuz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara nazaran, Hollanda'ya girmek isteyen davacıya Hollanda vizesi alınması gerekirken, Avusturya vizesi alınması nedeniyle Hollanda'ya kabul edilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya kanıt olarak sunulan Tur Kayıt Formunun 1'inci maddesinde vize işlemlerinden doğacak sorumluluğun seyahat edene ait olacağının kararlaştırıldığı, davacının kendisinin sunduğu delilin altında imzası olmadığı için kendisini bağlamayacağını ileri sürmesinin objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, yurt dışına seyahat amaçlı gitmek isteyen bir şahsın gitmek istediği ülkeye ilişkin vize işlemlerini kendisinin yapmasının hayatın olağan akışına daha uygun bir durum olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı şirket ile seyahat sözleşmesi akdeden davacı gerçek kişinin seyahatten beklediği sonucu elde edememesi iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu seyahat sözleşmesinin taraflarının davacılardan G.Ö. ile davalı şirket olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yapılacak seyahatin davacı şirket faaliyetleri için yapılmadığı da tartışmasızdır. Salt seyahate ilişkin faturalarda davacı şirket adının zikredilmiş bulunması onu sözleşmenin tarafı yapmaz ve böyle bir davada kendisine davacı sıfatı kazandırmaz. Mahkemece, açıklanan bu nedenle davacı şirket hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de varılan sonuç doğru görülmekle HUMK'nun 438/9'uncu maddesi uyarınca kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılardan G.Ö'nün temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince, yukarıda da zikredildiği üzere, dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
4077 sayılı yasa hükmüne göre, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme, unsurları gerek 6/C bendinde, gerekse yasa değişikliği ile aynı tarihte yürürlüğe giren Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte tanımı yapılan paket tur sözleşmesi niteliğinde olup, mahkemece anılan hükümler gözetilerek, davacı G.Ö. tarafından açılan davanın işbu dava dosyasından tefrik edilerek, görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılardan T. Tic. ve San. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu davacı yönünden verilen kararın onanmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan G.Ö. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılardan G.Ö. yararına bozulmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden T. Tic. ve San. Ltd. Şti'nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden G.Ö.'ye iadesine, 05.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy