(6762 S. K. m. 20, 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.06.2003 tarih ve 2001/1134-2003/290 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Mehmet S vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2004 günde davalılar avukatı Seval H gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin Siemens markalı ürünlerin üreticisi, ithalatçısı, Türkiye temsilcisi, marka, lisans ve patent hakkı sahibi bulunduğunu, sınai mülkiyet hakları müvekkili firmaya ait bulunan otomatik sigorta (devre kesiciler) ve sairlerinin taklitlerinin davalı tarafından uzakdoğudan ithal edilerek satılmakta olduğunu, davalıların gerçekleştirdikleri eylemlerin 551, 554, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca sınai mülkiyet haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (100.000.000.-) TL kâr kaybı karşılığı maddi ve (20.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama esnasında davalı şirketle ilgili davasını takipsiz bırakmıştır.
Davalı G Elektronik Mehmet S davaya cevabında, müvekkilince yurt dışına sipariş verilmişse de, Siemens markalı ürün siparişi verilmediği gibi taklit ürün siparişi de verilmediğini, davaya konu emtianın davalıya yanlış olarak geldiğini ve mahrecine iadesinin gerektiğini, dava konusu emtianın henüz yurda giriş yapılmamış gümrükte bekleyen mal olması nedeniyle davacının doğmuş bir zararından ve haksız rekabetinden söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davanın kısmen kabulü ile davalı bilirkişi raporuna nazaran, davanın kısmen kabulü ile davalı G Elektrik ve Hırdavat San.Ltd.Şti. hakkındaki dava atiye bırakılmakla bu davalı hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, davalı M.S'un eyleminin davacının tescilli markasını ihtiva eden ürünlerin taklidi suretiyle iltibas meydana getirecek şekilde piyasaya arz etmek için ürünleri yurt dışında ithal ettiği anlaşılmakla eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, gümrük müdürlüğünce el konulan ürünlerin imhasına, maddi tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine, takdiren (1.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün gazete ile ilanına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
2- Ancak, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğu ticari zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirir. Aksi davranış TTK.nun 58 nci maddesi hükmüne göre, BK.nun 49 ncu maddesi uyarınca manevi tazminat istemine de haklılık kazandırır. Mahkemece, davalının haksız rekabeti sonucu tecavüzün ağırlığı da gözetilerek davacı yararına daha uygun bir manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, somut olayın özelliklerine uygun düşmeyecek biçimde (1.000.000.000.-) TL gibi düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalı Mehmet Salih Kurt'tan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy