(6762 S. K. m. 3, 4, 21) (3095 S. K. m. 2/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2003 tarih ve 20011958-2003/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait kepçe yüklü kamyonun müvekkiline ait kabloyu kopartmak suretiyle zarar verdiğini iddia ederek, 2.843.856.219.-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacının telefon hattını yeterli yükseklikte çekmediğini, zararın fahiş bulunduğunu, davanın araç şoförüne de yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 2.562.111.096.-TL'nin 02.03.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tacirler arası haksız fiilden doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hüküm altına alınan tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dava 17.09.2002 tarihinde açılmış, davacı vekili talebine konu tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. O halde, tarafların tacir bulunmalarına ve TTK'nun 3., 4. ve 21 'inci maddeleri uyarınca tacirler arası haksız fiillerin de ticari iş niteliğinde olmasına göre, talebe uygun olarak tazminat alacağının ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438'nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, hüküm fıkrasının 1 'inci maddesindeki "... yasal faizi..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...4489 Sayılı Yasa ile değişik 3095 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde belirtilen, değişen oranlarda avans faizi..." cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 103.753.994.- Lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy