(2004 S. K. m. 265, 266, 363)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2003 gün ve 2002/2606 - D. İş sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi aleyhine itiraz olunan banka vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden ( borçlu )vekili, karşı taraf alacaklı bankanın, müvekkili kefili temerrüde düşürmeden, dolayısıyla İİK'nun 257/1'inci maddesi hükmü koşulu gerçekleşmeden ihtiyati haciz talep ettiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Aleyhine itiraz edilen alacaklı banka vekili, davacının adres değişikliğini bildirmediğinden, bilinen ve sözleşmede yazılı adrese yapılan tebligatın sözleşmenin 41/2'nci maddesi hükmü uyarınca geçerli olduğunu savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre sözleşmeye kefil olarak imza koyan davacı itiraz edenin adresinin sözleşmede yazılı olmadığı, bu nedenle de sözleşmenin 41/2'nci maddesi hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, aleyhine itiraz olunan alacaklı banka vekili temyiz etmiştir. 04.11.2002 tarihli istem üzerine verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin mahkemece verilen karar temyiz edilmiş olup, bu kararların İİK'nun 363'üncü maddesinde temyiz edilebileceği sıralanan kararlar arasında sayılmamasına, itiraz eden kişinin ( menfi tespit davası açmak, aynı kanunun 266'ıncı maddesine dayanarak ihtiyati haczin kaldırılmasını istemek gibi )başka yasal yollara başvurma olanağının bulunmasına, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair 4949 Sayılı Kanun'un 63'üncü maddesi uyarınca değişik İcra iflas Kanunu'nun 265'inci maddesinin, 4949 Sayılı Yasanın geçici 5/37'nci maddesi uyarınca ancak, 30.07.2003 tarihinden sonra yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde tatbikinin mümkün bulunmasına, 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda, reddedilmesi gereken temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinin öngörülmesine göre, alacaklı-lehine ihtiyati haciz kararı verilen davalı taraf vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, mümeyyiz vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Bankalar Kanunu'nun 4672 Sayılı Yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 05.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy