(6762 S. K. m. 1211) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2002 tarih ve 2002/803-2002/937 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ile davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2004 günde davacı avukatı Kerem E ile davalı avukatı Serdar K gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin işleticisi ve kaptanı olduğu gemi ile taşınan yükün alıcısı olan davalının müşterek avarya teminatını vermediğini ileri sürerek, davalıya ait yük ile Mariupol/İskenderun seferinde ilan edilen müşterek avarya nedeniyle 1974 York Antwerp kurallarına göre müşterek avarya dispeçini yapmak ve dispeç raporunu hazırlamak üzere bir dispeççi tayinine, hazırlanacak dispeç raporunun mahkemeye ibrazından sonra duruşma açılarak TTK.nun 1211 nci maddesi gereğince dispeçin tasdikine, Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2002/1225 D.İş numaralı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, müşterek avarya dispeç raporu ile belirlenecek yüke ait gareme borcunun müşterek avarya teminatından tahsiline, müşterek avarya teminatı verilmez ise, yük üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinde "müşterek avarya İstanbul'da tahkim yoluyla halledilecek, Türk Hukuku uygulanacak hükmü gereği mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, davacının esasa ilişkin iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava devam ederken tarafların 24.09.2002 tarihinde haricen anlaşarak Tahkimname başlıklı belgeyi imzaladıkları, taraflar arasındaki anlaşmazlığın yeni bir tahkimname ile çözümleneceği gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar sürdürülmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, dispeççi tayini ile aynı mahkemenin 2002/1225 D.İş numaralı dosyasında verilen tedbir kararının devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, karar gerekçesinde "dispeççiler tarafından ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, bunun ancak mahkemece verilecek bir karar olduğu" belirtildikten sonra, hüküm fıkrasında "11.07.2002 ve 15.07.2002 tarihli ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar devamına" karar verilmesi, kararın gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratmaktadır. HUMK.nun 388 nci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy