(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.04.2003 tarih ve 2002/539-2003/490 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken ihraç edildiğini, üyeliği nedeniyle davalıya ödenen 9.146.378.000.- liranın isteme rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, sunulan dekont ve makbuzlara göre, davacının 1995-2000 yılları arasında ihraçtan önce ödentileri toplamının 9.071.754.994.- lira olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, bu meblağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacının, ödediği aidatların istirdatı istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1 nci madde hükmü gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ( aynı kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış olmamak koşulu ile ) ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. Öte yandan, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bundan önce açılan dava, hakkın doğduğu tarihten sonra açılmak üzere red edilir.
Somut olayda, dava dilekçesinden davacının, yönetim kurulunun hangi tarihli kararı ile ihraç edildiği anlaşılamadığı gibi, bu husus mahkemece, davacı vekiline de açıklattırılmamış, ihraca ilişkin bir belge dosyaya ibraz ettirilmemiş, yönetim kurulu kararı da celp edilmemiş olup, kooperatifin bilançosu da getirtilmeksizin, davacının yaptığı ödemelere ilişkin dosyaya sunulan dekont ve makbuzlarda yazılı miktarı esas alarak, hesaplama yapan bilirkişinin görüşüne itibar edilerek, davanın kabulüne karar vermiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının ihracının hangi tarihte gerçekleştiği tereddütsüz tespit edilmek, bu tarih itibariyle yıl sonunda yapılmış olan bilançonun tasdikine ilişkin genel kurul kararı celp edilmek, davacının aidat alacağının muaccel hale gelip gelmediği belirlenmek, davanın genel kurul kararından itibaren bir ay geçmeden önce açılmış olması halinde davanın erken açıldığından reddine karar verilmek, aksi halde davalı kooperatif bilanço ve kayıtları celp edilerek, masraf hissesi düşülmek suretiyle davacıya iade edilmesi gereken miktar bilirkişiye hesaplatılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy