(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 19.09.2003 tarih ve 2003/295 - 2003/379 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2004 günde tebligata rağmen taraf vekilleri gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın geçirdiği kaza sonucu pert total hale gelmesiyle değerinin (8.000.000.000.) TL olarak taktir edildiğini bu miktarın (3.633.660.000.) TL.sının dava dışı dain-mürtehin bankaya ödendiğini, kalanın tahsili için girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın hurda olarak davacıya bırakıldığını, aradaki farkın dain-mürtehine ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın (1.215.780.822.) TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, tarafların temyizi üzerine davalı tarafın temyiz itirazları incelenmeksizin davacı yararına bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, poliçe genel şartlarının 3.3.1.2 nci maddesince hurda hale gelmiş aracın değerinin sigortaca ödeneceğinin, araç hurdasının istediği taktirde sigortacıya ait alacağının öngörüldüğü, bu durumda hurda değerinin düşülerek ödeme yapılamayacağı, alacak likit ise de inkar tazminatının reddedildiği ilk kararın bu bakımdan davacı tarafça temyiz edilmediği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin (4.256.000.000.) TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000. lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy