(7201 S. K. m. 9, 10, 23, 35) (1086 S. K. m. 73) (2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.6.2002 tarih ve 2000/1166-2002/924 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Muhittin S. vekilli tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekili tarafından davalılar aleyhine açılan rücu davası sonucu mahkemece davalı Saniye S. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılarak diğer davalılar aleyhindeki davanın kabulüne dair verilen karar davalı Muhittin S.vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı Muhittin S. adına gönderilen dava dilekçesi Trafik Tespit Tutanağında 34 G.. 175 Plakalı aracın sürücüsü olan Saniye S.'in adresine gönderilmiş ve böyle bir sokak adına rastlanmadığından tebligat iade edilmiştir. Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün cevabi yazısında davalının açık adresi bildirilmiştir. Mahkemece, bu adrese usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmeden, 7201 Sayılı Kanunun "adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyetine" ilişkin 35. maddesi hükümleri uygulanmıştır.
HUMK.nun 73. maddesi gereğince hakim yasanın gösterdiği istisnalar dışında her iki tarafı dinlemeden ya da savunma ve iddialarını beyan etmeleri için yasaya uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Davalıya savunma hakkının verilmesi, dava dilekçesinin usulüne uygun biçimde tebliği ile olur. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Yine aynı yasanın 9. maddesi gereğince davetiyenin kapsayacağı tüm hususlar tamamlanarak aynı yasanın 23. maddesi gereğince tebliğini sağlamak suretiyle, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verildikten sonra yargılamaya devam etmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalılardan A. Sigorta A.Ş.'nin 07.02.2003 tarihli kararla iflasına karar verildiği Dairemizce bilinmektedir. İİK.nun 194. maddesi uyarınca acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilimum hukuk davalarını, acele olanlar istisna olmak üzere, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurur.
İflastan önce müflise karşı acılan hukuk davalarında iflas idaresi tarafından davanın devamına karar verildiği takdirde müflisin bu davalardaki taraf sıfatı son bularak iflas masasına geçer. Bu hükmün amacı, iflas idaresine iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından olanak sağlamaktır. Bu durumda mahkemece, davalı A. Sigorta A.Ş bakımından bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmek ve o tarihten sonra davaya devam etmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Muhittin S. ve sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy