(6762 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.7.2003 tarih ve 2002/5-2003/1008 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketin üç ortaktan oluştuğunu, müvekkili davacı A. ile davalılardan N.'nin davacı şirketin kurucu ortak ve müdürü olduğunu, davalı N.'nin yabancı dil bilmesinden dolayı davacı şirketin mal ithal ettiği şirketlerle ilişkilerini tek başına yürüttüğünü, davalılardan N.'nin müvekkili şirketin ortağı ve müdürü iken dava dışı eşi ve babasına davalı şirketi kurdurttuğunu, genel koordinatörlüğünü yaparak haksız rekabete yol açtığını, müvekkili şirketin müşteri portföyünü kaybederek, kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabetlerinin önlenmesine, 40 milyar tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkillerinden N. ile davacı şirketin ortakları arasında 2000 yılından sonra anlaşmazlık baş gösterdiğini, müvekkili tarafından ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesine ve ayrılma payının tespitine ilişkin dava açıldığını, işbu davanın o davaya karşı misilleme olarak açıldığını, davalı N.'nin müvekkili şirkette ne kurucu ortak ne de fiilen görev yaptığını, haksız rekabet iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı ve davacı şirketin iştigal konularının aynı olduğu, davalılardan N.'nin, diğer davalı şirkete ortak olmadığı, ortaklıktan haklı sebeplerle ayrılma davasının kabul edildiği, davacı şirketin karında davalı şirketin kuruluşundan sonra bir azalma olmadığı gibi artış trendine girdiği, ortada somut bir zararın bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy