(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.03.2003 tarih ve 2000/462 - 2003/106 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait davalı şirkete kasko sigortalı aracında kaza sonucu oluşan 721.000.000.-lira hasar bedeli ve tamir süresi içerisinde kullanamamaktan kaynaklanan 3.000.000.-lira zarar olmak üzere toplam 724.000.000.-liranın ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın olay tarihi olan 26.01.2000 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin onayı alınmaksızın, poliçede kullanım tarzı hususi olarak belirtilen aracın sürücü eğitim kurslarında ticari araç olarak kullanıldığını, müvekkilince bu tür araçların sigorta poliçesinin kesin olarak düzenlenmediğini, kullanım tarzı değişikliğinin sekiz gün içinde bildirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigorta şirketince sigortalı araçta ilk kez 12.01.2000 tarihinde oluşan hasar bedelinin araç malikine ödendiği, kullanım tarzındaki değişimin bu tarihte meydana geldiği, 26.01.2000 tarihindeki dava konusu rizikonun ise bildirim süresi dolmadan oluştuğu, bu nedenle hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında kaldığı, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre belirlenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin davalıya gönderdiği 29.05.2000 tarihli yazının ihbar tarihi olarak kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 350.658.196.-liranın 29.05.2000 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasar, davalı sigorta şirketine 26.01.2000 tarihinde bildirilmiştir. Sigorta eksperi tarafından 26.01.2000 günü inceleme yapılmış ise de, rapor 10.02.2000 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) kısmının 1 nci bendindeki 29.05.2000 tarihinden sözcüklerinin çıkarılarak yerine 10.02.2000 tarihinden ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy