(556 S. KHK. m. 8) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.7.2003 tarih ve 2001/424-2003/364 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Çelebi Fast Food markasının 29, 30 ve 32 nci sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, talebin bazı mallar çıkarılarak kısmen kabul edilip, resmi marka bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin itirazı üzerine, Marka Dairesi Başkanlığınca 556 sayılı KHK.nun 8 nci maddesi gerekçe gösterilerek tescil taleplerinin ret edildiğini karara itiraz ettiklerini, itirazlarının da kabul edilmediğini, davalı şirket markasının hizmet markası olup, 42 nci sınıfta yer alan hizmetlere ilişkin bulunduğunu, tescilini istedikleri mallarla ilgisinin olmadığını, ayrıca markanın esaslı unsuru Çelebi ibaresinin tanınmış ve ayırt edicilik özelliklerinin olduğunu, kararın hukuka aykırı bulunduğunu iddia ederek, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın 20.3.2001 tarih ve M-329 numaralı kararın iptaline, marka tescil başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, kararın doğru olduğunu, diğer davalı şirket adına tescilli Çelebi markası ile davacı markasının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gibi, mal ve hizmetlerin de birbirleriyle ilişkili bulunduğunu, markaların karıştırılma ihtimali olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, uyuşmazlığın kendilerini ilgilendirmediğini, husumet düşmediğini, markaların farklı sınıfları içermesine rağmen, gıda sektörüne ilişkin bulduğunu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının BİK- TPE 96/2 numaralı tebliğine göre aynı tür mal ve hizmetler olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayırt edicilik ve tanınmışlık iddialarının yersiz olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya içeriğine göre, tarafların markalarının farklı sınıfta olduğu, davacı markasının ticaret, davalı şirket markasının ise hizmet markası niteliğinde bulunduğu, markların aynı veya benzer olmasına rağmen farklı mal ve hizmetlerde kullanılabileceği, bu durumun istisnasının tanınmış markalar olduğu, davalı şirket markasının tanınmış olduğunun iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK. nun 20.3.2001 tarih M-329 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000'er lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy