(6762 S. K. m. 1301)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.2.2002 tarih ve 2001/157-2002/19 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sıfat ( Husumet ) kavramı, gerek doktrinde gerekse uygulamada dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Davanın taraflarına göre de, aktif husumet ( davacı sıfatı ) ve pasif husumet ( davalı sıfatı ) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır. Bir davada davalı olma sıfatı ( pasif husumet ), bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek, o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir.
Halefiyete dayalı rücu davası ise, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Dolayısıyla, dava, zarar sorumlusu veya sorumlularına karşı yöneltilmelidir.
Somut olayda gerek kaza tespit tutanağı gerekse hazırlık evrakı kapsamından davacıya sigortalı araca 06.11.2000 tarihinde çarparak zarar verdiği iddia edilen 16 AE 675 plakalı aracın, sürücüsün Hüseyin A., malikinin ( İşletenin ) ise A. Gıd.San.Tic.Ltd, Şti. olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, davalıya bu davada husumet ( pasif husumet ) düşüp düşmeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy