(1086 S. K. m. 368)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Salihli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.6.2003 tarih ve 2001/375-2003/277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Karayolları Gen Müd. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sorumluluğunda yürütülen Salihli-İzmir Devlet Karayolu'nun yapım çalışmaları sırasında müvekkiline ait beton direkler ile bu direklere bağlı kafes ve dikenli tellere zarar verildiğini iddia ederek, 583.592.300 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B. İnşaat.Taah.A.Ş. vekili, davacı ile diğer davalı kurum arasında yapılan protokol uyarınca davacının tesislerini geriye çekmediğini, kaldırmadığını, istenilen tazminatın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, yol yapım işinin diğer davalı firmaya verildiğini, yapılan sözleşme uyarınca verilen zarardan bu davalının sorumlu bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait beton direk ve tellerin sağlam olarak yerine monte edildiği, beton direklerden dolayı davacı zararının bulunmadığı, tel örgü ve kafes zararının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 70.000.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylemden doğan tazminat istemine ilişkindir.
Davalıların İzmir-Salihli Devlet Karayolu'nda yol yapım çalışması yaptıkları, davacının şantiye ve depo olarak kullandığı arsanın anılan yola bitişik bulunduğu, taşınmazın bir kısmının davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacı ile davalı idare arasında yapılan protokol ile kamulaştırma işlemi kesinleştirilmeden çalışmaya izin verildiği, arsa üzerindeki tel örgü ve direklerin bedelsiz olarak ötelenmesinin davalı kurumca kabul edildiği, ancak öteleme yapılmadan yapılan çalışma sırasında tel örgü ve direklere zarar verildiği, daha sonra davalı yüklenici firma tarafından hasarlanmış teller kullanılarak direklerin yerlerine dikildikleri noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çekişme, davacı zararının tam olarak giderilip giderilmediği noktasındadır. Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan raporda davacıya ait direk ve tellerin şartnameye uygun olarak yerlerine monte edilip edilmedikleri tam olarak açıklanmış değildir. O halde, mahkemece, davacı kuruluşun teknik şartnamesi dosya içerisine getirtilip, mahallinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu yönü ile davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Diğer davalı Karayolları genel Müdürlüğü vekilinin temyizine gelince; davacı tesislerinde meydana gelen hasar, davalı idarenin görev kapsamında kalan, devlet karayolunun genişletilmesi çalışması sırasında meydana gelmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı idare, bu hizmet sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak idari yargı yerinde ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. O halde, mahkemece, Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy