(1086 S. K. m. 283) (1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/278-2003/706 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 19.11.1994 tarihli protokol ve 25.09.1999 tarihli taahhütname ile davalı kooperatife ait C-4 Blok 1 nolu dairenin peşin ödemesini yaparak üye olduğunu, aidat yükümlülüğünün bulunmadığını, buna rağmen mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ihraç edildiğini, bu kararın iptali ve dairenin aidiyeti noktasında açtıkları davanın kabulle sonuçlanıp, kesinleştiğini, yeniden tanzim edilen ihtarnamelerle aidat ödenmesinin istendiğini, tekrar ihracına karar verildiğini, üyeliğe kabul şekli bakımından aidat borcunun bulunmadığını, dairenin aidiyetinin kesinleştiğini iddia ederek, ihraç kararının iptaline, dairenin aidiyetinin yeniden tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihraç kararının yasa ve ana özleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının üyeliğinin daha önce mahkeme kararı ile sabit bulunduğu, mali yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle ihtarnameler keşide edildiği, ikinci ihtarnamenin tebliğ edilmediğinden iade edildiği, davacının yönetim kurulu kararı sonucunda sabit ve peşin aidat ödeyerek alındığı, ancak davacının özel statüsüne ilişkin olarak genel kurulda bir karar alınmadığı, 05.02.1999 tarihi itibariyle diğer üyelerin ödediği miktarı iki ay öncesinden ödediği, toplanan paranın aidat niteliği taşıdığı, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, yönetim alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu, ihraç tarihi itibariyle davacı ödemesinin diğer ortaklar seviyesinde bulunduğu, bu tarih itibariyle üyelik aidatı adı altında bir paranın istenemeyeceği, ikinci ihtarnamenin tebliğ edilememesi dolayısıyla ihtarnamelerin de usulüne uygun bulunmadığı gerekçesiyle, ihraç kararının iptaline, C-4 Blok 1 numaralı dubleks dairenin davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, hükme esas alınan rapor özellikle de ihraç kararına konu edilen davacı borcunun var olup olmadığı bakımından hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda davalı kooperatifin kayıtlarının 26.02.1999 tarihine kadar düzenli tutulduğu, bu tarih itibariyle üyelerin ödemelerinin 2.300.000.000.- 3.295.000.000.-TL arasında değiştiği, davacının da ödemelerinin anılan tarih itibariyle 3.292.500.000.-TL olduğu ifade edilmiş, mahkemece de, ihraç tarihi itibariyle davacının ödemelerinin diğer ortaklar kadar olduğu, bu tarih itibariyle üyelik aidatı borcunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, davacı vekili, gerek bilirkişi incelemesine esas olmak üzere verdiği 30.01.2003 tarihli dilekçesinde gerekse rapora yönelik 15.09.2003 tarihli açıklamalarında müvekkilinin, 19.11.1994 tarihli protokol uyarınca 6 aylık süre içerisinde 31.05.1995 tarihine kadar peşin sayılabilecek 732.000.000.-TL ödemesinin bulunduğunu, başka bir ödemesinin ise olmadığını açıklamıştır. Davalı vekili ise, rapora yönelik itirazında 30.06.1997 tarihinden sonra davacının üyelik kartında görünen ödemenin ona ait olmadığını, birinci ihraç kararından hemen sonra yerine üye olarak alınan Ömer Geliciye ait bulunduğunu bildirmiştir. Karar gerekçesinde davacının durumuna ilişkin olarak genel kurulda karar alınmadığı, ihtarnameye konu borcun aidat yükümlülüğüne ilişkin bulunduğu, aidat ve alt yapı giderlerinden dolayı sorumluluğunun ise devam ettiği kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, ihraca konu ihtarname tanzim tarihi itibariyle davacının borcunun bulunup bulunmadığı yönündedir. O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar ve rapora yönelik ciddi itirazlar nazara alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davacı ödemelerinin tespiti, en son ödemesi ile diğer üyelerin o tarih itibariyle ödemelerinin karşılaştırılması, davacının peşin sayılabilecek ödemesi mevcutsa gerektiğinde eskalasyon oranı dikkate alınarak ihraca esas birinci ihtarname tarihi itibariyle ulaştığı değer belirlenip, ihtarname tarihi itibariyle aidat borcunun olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy