(1086 S. K. m. 275, 388, 438)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2003 tarih ve 2003/297-2003/852 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 21.02.2001 tarihinden beri bankada tasarruf mevduatının bulunduğunu, hesaba günlük mevduat faizi işletildiğini, davalının 19.03.2001 tarihinde yetersiz bakiye tahsili yada faiz tashihi adı altında müvekkilinin hesabının 8.659.631.564.-lirasına keyfi olarak el koyduğunu ileri sürerek, bu miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen faiz farkının fahiş olduğunu, bankanın kriz nedeniyle içinde bulunduğu müzayaka halinden gabin hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen karşı dava ile aynı miktar için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kısmen kabulüyle 8.658.591.727.-liranın 19.03.2001 tarihinden itibaren değişen serbest mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen karşı davanın kısmen kabulüne, 1.039.737.-lira için davalı bankanın borçlu olmadığının tespitine dair verilen kararın davalı banka vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2003 gün ve 2002/8177 Esas, 2003/770 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüyle 8.659.591.727.-liranın 19.03.2001 tarihinden itibaren değişen serbest mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen karşı davanın kısmen kabulüne, 1.039.737.-lira için davalı bankanın borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren 0/N ( Over Night ) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HUMK.nun 388 nci maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin ne olduğu hususunu ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141/3 ncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olmasına amir bulunmaktadır. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK.nun 428 nci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Diğer bir deyişle Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkündür.
Temyiz konusu kararda, HUMK.nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurları ve özellikle gerekçenin ne olduğunu ihtiva etmemekte, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtilen kısım üzerinden davanın kabulüne karar verildiği yazılmıştır. Böyle bir karar yasaya aykırı olduğu gibi HUMK.nun 438 nci maddesi gereği Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, Dairemizin emsal nitelik taşıyan kararlarında, davalı bankanın müzayaka halinde olup olmadığının, gabin şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine işaret edilmekle beraber, bu araştırmanın, mahkemece, tahakkuk ettirilen ( Over Night ) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik ( objektif unsur ) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda ( sübjektif unsur ), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna incelemesi sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde sırf davalı- karşı davacı bankanın uyguladığı faizlerin İMKB.sı faizleri ile karşılaştırılması ile karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı Banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy