(6762 S. K. m. 781)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.3.2003 tarih ve 2001/890-2003/269 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigortası ile sigortalı emtianın, davalının sürücüsü ve maliki olduğu araç ile taşınması sırasında hasarlandığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 1.641.126.000.TL.sının 21.2.2001 ödeme tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiş, 22.3.2002 tarihli dilekçesi ile de, hasar tutanağının sahte olduğunu, zararın meydana gelmesine hatalı istiflemenin neden olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından, davalının teslim aldığı emtiaları tam ve hasarsız olarak teslim etme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı taşıyıcı, İzmir'den Batman'a ayçicek yağı taşımıştır. Taşıyıcı, TTK.nun 781. maddesinin ilk fıkrasında belirtildiği gibi, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içerisinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Kural bu olmakla beraber, anılan maddenin ikinci fıkrasında yer almış olan bentlerde yazılı sebeplerin varlığı halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Kanun böylece kusursuz sorumluluk ilkesini kabul etmiş olduğundan, taşıma sırasında oluşan ziya ve hasarın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat külfeti taşıyıcıya yüklenmiştir.
Dava konusu olayda, davalı taşıyıcı hasarın kendi kusurundan meydana gelmediğini yükleme ve istifin hatalı yapılmasından meydana geldiğini savunmuştur. Davalının savunması yönünde alıcı yetkililerinin ( tutanak düzenleyen )tanık olarak verdikleri beyanları vardır. Bunlardan başka, davacı taşıma ile ilgili olarak düzenlenen hasar tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını da ileri sürmüştür. Bu itibarla, mahkemece, hasar tutanağının aslı celp edilip, tutanaktaki imzanın davalıya aidiyeti de araştırılarak ve hasar tutanağında belirtilen emtianın vasıf ve mahiyeti ve konulduğu ambalaj da göz önüne alınarak uzman bilirkişiden rapor alınıp, meydana gelen ziya ve hasardan dolayı davalıya atfı kabil bir kusur olup olmadığı incelenerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy