(2918 S. K. m. 4, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2000 tarih ve 1998/1800 - 2000/1018 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılarca ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğünün maliki olduğu aracın müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmesinin kazaya neden olduğundan, kazada hasar gören üçüncü aracın hasarının müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, Trafik sigortası genel şartları 4. madde hükmü uyarınca, üçüncü şahıslara ödenen toplam 259.863.014.TL.nin davalılardan tahsili için yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın İETT vekili, dava konusu olayda KTK.4.maddesi uyarınca rücu şartlarının bulunmadığını, tazminatın fahiş olduğunu, inkar tazminatına karar verilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı sürücünün kırmızı ışığı ihlalinin bağışlanamaz ve ağır kusur sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 250.000.000.TL.sı üzerinden ve takip tarihinden itibaren %85’i geçmeyecek oranda reeskont faizi ile devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava, Zorunlu Trafik Sigortası gereğince zarar görenlere ödeme yapan sigortacının kendi sigortalısına ve araç sürücüsüne ağır kusurlu davranışı nedeniyle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle açtığı rücu davasıdır.
Taraflar arasında akdi ilişkiyi düzenleyen sigorta poliçesinin (sigortacının işletene rücu hakkı) nı düzenleyen 4/a maddesi (sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise) sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceğini hükme bağlamıştır. Görüldüğü gibi bu maddede (tam kusurdan) değil (kasıt veya ağır kusurdan) söz edilmektedir. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise, davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmekle kusurlu olmakla birlikte ağır kusurlu olmadığının kabulü gerekir. Aksi halde, sigorta yaptırmanın bir anlamı da kalmaz.
Açıklanan durum karşısında, olayda (ağır kusur) şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
2- Davalı ....’in temyiz itirazlarına gelince; Gerçekten de, sigortacı ile sigortalı arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller) başlıklı 4/d maddesinde tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği, fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabilecek oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK.95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca akidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü .... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalının dahi sigorta ettirenle birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ....’in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.