(6762 S. K. m. 766, 785, 786/3) (2709 S. K. m. 90/5)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2002 gün ve 1997/461 - 2002/1069 sayılı kararı bozan Daire'nin 01.07.2003 gün ve 2003/1471 - 2003/7182 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından Japonya'dan ithal edilerek Mersin Limanı'na getirilen 3 adet bobin makinesinin Adana'da bulunan fabrikaya davalıya ait TIR'la taşınması sırasında sürücünün U dönüşü yasağını ihlal ederek dönüş yapması sırasında araçtan düşürerek hasarlandığını, hasar bedelinin bir bölümünün taşıyıcı sigortacısından tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye hasar bedeli ile kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemiz'ce davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin ağır kusurun irdelenmediğinden bahisle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, kısa adı CMR olan ve ülkemizin de 1995 yılında taraf olmasıyla Anayasa'nın 90/5 maddesi hükmüne göre kanun hükmünde bulunan "Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin" yasa olarak uygulanabilmesi için gerekli şartlardan birisi de eşyanın teslim edildiği yer ile bunların gönderildiği yerin iki ayrı devlet sınırları içerisinde bulunması ve devletlerden en az birisinin de CMR'ye taraf olması gerekir. Bu itibarla bir yurtiçi taşımasında CMR hükümleri bir yasa hükmü olarak uygulanamaz ise de, dava konusu olayda olduğu gibi CMR hükümerinin yurtiçi bir taşımada da uygulanmasının sözleşme olarak taraflarca kabulü mümkündür. Ancak, bu halde CMR hükümleri sadece sözleşme hükmü olarak hüküm ifade edeceğinden, bu sözleşme hükümleri TTK.nun taşımaya ilişkin emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla geçerli olabilecektir. TTK.nun emredici mahiyette bulunan 766 ncı maddesiyle taşıyıcının mesuliyetinin önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartlar hükümsüz olacağından dava konusu olay bakımından taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan CMR hükümleri geçerli olmayacaktır. ( Bkz.S.Arkan, Eşya Taşımacılığı Sempozyumu, Ankara, 1984, Sh. 19 vd. ). Nitekim, aynı olayla ilgili olarak daha önce davacının taşıma sigortacısı tarafından taşıyıcılar aleyhine açılan sigorta rücu davasında tazminat, bu husus nazara alınarak, TTK.nun 785 nci maddesi uyarınca saptanmıştır. Bu itibarla, dava konusu edilen her iki tazminat kalemi açısından da TTK.nun 785 ve 786/3 ncü maddeleri hükümleri uyarınca uygulama yapılmak gerekir.
Dairemiz bozma ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar mahkeme gerekçesinde davalı taşıyıcının olayda ağır kusurlu bulunduğundan söz edilmiş ise de, kararda bu sonuca ne şekilde ulaşıldığının gerekçe ve dayanakları gösterilmiş değildir. Mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde davacının ağır kusurlu olup olmadığı incelenip tartışılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın olayda tazminatın belirlenmesinde CMR hükümlerinin nazara alınamayacağına ilişkin karar düzeltme itirazı kabul edilerek, Dairemiz'in 2003/1471 Esas, 2003/7182 Karar ve 01.07.2003 tarihli ilamının ( 1 ) nolu bendinin ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemiz'in bozma ilamının ( 1 ) nolu bendinin ortadan kaldırılarak, kararın değiştirilen bu gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy