(2004 S. K. m. 257, 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Silifke Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.09.2003 tarih ve 2003/138-2003/138 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz konusu çekin borçlusunun müvekkil değil A. Tarım Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin bu tüzel kişiliği temsilen çek imzaladığını, tüzel kişiliğin borçlarından dolayı şahsen sorumlu tutulamayacağı halde müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep
Karşı taraf vekili, ihtiyati haciz konusu çekin, şirket adına düzenlendiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını savunarak, talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Halil A.'ın şirket adına çeki keşide ettiği, şirket borçlarından dolayı şahsen sorumlu olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK.nun 265 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. Dava konusu ihtiyati haciz kararının dayandığı 07.03.2003 keşide tarihli çek, itiraz eden Halil A. tarafından imzalandığı halde bu çekin borçlusunun dava dışı A. Tarım Ltd.Şti. olduğu ve çekin bu tüzel kişiliği temsilen imzalandığı ileri sürülmektedir. İhtiyati haciz kararına itiraz sebepleri İİK.nun 265 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki sebepler, şekli ve tahdididir. Buna göre borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ( İİK.nun 257 nci maddesi )mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Somut olaydaki uyuşmazlığın ise ancak bir menfi tespit davasında çözümlenmesi mümkündür. Bu durum karşısında mahkemece, İİK.nun 265 nci maddesindeki itiraz sebeplerinden olmayan istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, karşı taraf vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, karşı taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı taraf vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy