(556 S. KHK. m. 47, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.07.2003 tarih ve 2002/894-2003/364 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin amblem ve logo yaratıcısı grafik tasarımcı bir firma olduğunu, müvekkilinin Turkcell A.Ş tarafından istenen özgün tipleme amblem ve logoyu yaratarak şirkete teslim ettiğini, böylece müvekkilinin özgün tipleme amblem ve logo üzerinde telif hakkı doğduğunu, Turkcell'in müvekkilinin ürettiği amblem ve logoyu izinsiz olarak adına tescil ettirmeye kalktığını, davalı TPE nezdinde yapılan itirazın ise reddedildiğini ileri sürerek, davalının müvekkilince yapılan marka tescil başvurusuna vaki itirazın reddi kararının kaldırılarak, itiraz gibi karar verilmesini, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Turkcell tarafından yapılan marka tescil başvurusunun 17.01.2002 tarihli resmi marka bülteninde ilan edildiği halde davacı tarafından henüz bu ilan yapılmadan 04.01.2002 tarihinde tescile itirazda bulunulduğunu, davacının dava açabilmek için gerekli idari prosedürü tüketmesizin dava açtığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, 556 sayılı KHK'nin 47-53 maddesi hükümleri gereğince itirazın reddine ilişkin kararın davalı Enstitü nezdinde kurulu bulunan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca incelenip, iptali istenmeksizin dava açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy