(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 8 Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.7.2003 tarih ve 2002/761-2003/551 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin bakiye 3.150 Euro navlun alacağının tahsili için başlattığı takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle de icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden doğan navlun alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu akde dayalı alacağın tazminat niteliğinin bulunmadığı, önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK.nun 67 nci madde hükmündeki koşullar gerçekleştiğinden, davacı tarafın icra-inkar tazminat isteminin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenler, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy