(556 S. KHK. m. 14, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.4.2003 tarih ve 2001/963-2003/201 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2004 günde davalı avukatı Aslı Oltu gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Nis Anlaşmasında belirtilen sınıf 5 için Almanya'da tescilli PRAZOL markasını sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ülkemizi de kapsayan uluslararası tescil başvurusu üzerine söz konusu markanın sınıf 5 için davalı adına tescilli olduğunun Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından bildirildiğini, davalının PRAZOL markasını adına tescil ettirdiği 5.9.1998 tarihinden bu güne kadar geçen sürede kullanmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK.nun 14 ve 42 (c) maddeleri gereğince davalı adına tescilli PRAZOL markasının hükümsüzlüğüne ve mevcut tescilin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının PRAZOL markasını daha evvel Almanya'da tescil ettirmesine rağmen, markayı kendisinin dahi kullanmadığını, bu nedenle markanın hükümsüzlüğünün tespitini istemekte hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi asıl ve ek raporuna nazaran, 556 sayılı KHK.nun 14. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli PRAZOL markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy