(818 S. K. m. 104/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Saray ( Tekirdağ )Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.3.2003 tarih ve 1999/251-2003/46 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı banka şubesi nezdindeki mevduat hesabında ( 500.000000 )TL bulunduğu, 6.7.1998 tarihinde dava dışı İsmet B. ile birlikte aynı hesaba ( 550.000.000 )TL daha göndererek toplam meblağ üzerinden on günlük repo işlemi yapılmasını istediğini, İsmet'in önceden tanıdığı davalı banka memuru Mehmet'e parayı teslim ettiği halde herhangi bir belge almadığını, daha sonra ( 550.000.000 )TL'nin hesaba geçmediği gibi hesaptaki paranın da çekildiğini öğrendiğini, ( 500.000.000 )TL.nin 93 gün sonra davalı banka tarafından faizsiz olarak ödendiğini, kalan kısmın ise ödenmediğini ileri sürerek, ( 1050.000.000 )TL.nin 6.7.1998 tarihinden itibaren kredi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabında bulunan ve sonradan davalı banka tarafından ödenen ( 500.000.000 )TL için ( 19.527.671 )TL. faiz talep edebileceği, ( 550.000.000 )TL. nin ise davalı banka çalışanı Mehmet tarafından İsmet'den alındığının bildirilmesi karşısında davalı bankanın da BK.nun 55. maddesi uyarınca sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, ( 19.527.000 )TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, ( 550.000.000 )TL'nin ise 6.7.1998 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı A. A.Ş. Saray Şubesi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve mahkemenin gelir kaydı adıyla hükmettiği meblağın bilirkişi raporunda hesaplanan faiz miktarı olduğunun açıkça anlaşılmasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar bir güven kuruluşu olan bankaların basiretli bir tacir gibi hareket etmesi, çalıştırdıkları personelin seçiminde ve denetiminde dikkatli davranması gerekir ise de, müşterilerin de kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermesi gereklidir. Somut olayda davacı Hüseyin, davalı banka nezdindeki mevduat hesabına ( 550.000.000 )TL yatırmak üzere dava dışı İsmet'i görevlendirmiş, İsmet ise parayı davalı banka çalışanı Mehmet'e teslim ettiği halde en doğal bankacılık işlemi olan dekont alma işlemini dahi yapmamıştır.
Davalı Mehmet'in Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanık olarak yargılandığı sırada verdiği ifadelerde İsmet'ten ( 550.000.000 )TL aldığını kabul etmesi karşısında davalı bankanın da anılan meblağın davacı hesabına kaydedilmemesinden sorumlu olduğu sabit ise de, mahkemece davacının da kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının hesabında mevcut ( 500.000.000 )TL nın rızası dışında çekilmesi nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğu faiz miktarı hesaplanırken, paranın hesaba yattığı 2.7.1998 ile davacı tarafından talep edildiği 14.9.1998 tarihleri arasında akti faiz yürütülmesi ve kapital faizi niteliğindeki bu meblağa tekrar faiz uygulanması doğru ise de, temerrüt faizi niteliğinde olan 15.9.1998 ile 2.10.1998 tarihi arasındaki faiz miktarına tekrar faiz yürütülmesi, BK.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülmesi yasağına aykırıdır. Mahkemece bu kurala aykırı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerle açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy