(818 S. K. m. 41, 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Simav Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.09.2003 tarih ve 2002/58-2003/332 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının aracı ile müvekkili şirkete ait telefon direği ve kablolara zarar verdiğini ileri sürerek, 2.008.800.094.-TL.sının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalının kullandığı aracın kasası yola doğru sarkan davacıya ait kabloya takılarak kopmasına neden olmuştur. Meskun mahal içinde ve gündüz vakti seyreden davalının aracının teknik özelliklerini, yol, hava ve çevre koşullarını dikkate alarak yavaş ve tedbirli bir şekilde aracını kullanıp, yola sarkan kabloyu fark ederek gerekli tedbiri alması gerekirken, bu şekilde davranmayarak sarkan kablonun kamyonunun kasasına takılarak kopmasına sebep olmuştur. Buna göre meydana gelen hasarda bakımından sorumlu olduğu direkleri düzenli periyodlarda kontrol etmeyerek çürüyüp devrilmesine sebebiyet veren davacı kusurlu olduğu gibi, sarkan kabloyu fark edemeyecek şekilde aracını dikkatsiz sevk eden davalı da kusurludur. Bu durumda davalının da hasarın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece buna göre karar verilmesi gerekirken, olayın oluşumuna uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına dayanarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy