(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.12.2001 tarih ve 2001/41-2001/286 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı E Sigorta A.Ş. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı Müflis E Sigorta A.Ş. İflas İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı E Sigorta A.Ş.'nin 18.07.2002 tarihinde iflasına karar verilmiştir. İİK.nun 194 ncü maddesi uyarınca, iflasın açılması ile, müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle müflisin hukuk davalarının belli bir süre durması kabul edilmiştir. O halde, mahkemece bir ara kararı ile davalı E Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi ve bu tarihten sonra yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde anılan davalı yönünden bu hususlara uyulmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekline göre de; zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 nci maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup, aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde de yer verilmiştir. Bu düzenlemeler karşısında davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce yukarıda açıklanan şekilde yapılmış bir başvurunun belgelenmesi halinde temerrüt tarihinin buna göre hesaplanması; böyle bir başvurunun yapılmaması veya belgelendirilmemiş olması halinde ise sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren temerrüde düşeceği hususunun göz önüne alınarak, faizle sorumlu olduğu tarihin bu esaslara göre belirlenmesi gerekirken; davalı Emek Sigorta'ya yönelik ihtar yazısının tebliğ edilip edilmediği ve tebliğ tarihi hususları belirlenmeksizin tahmine dayalı olarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru görülmemiştir.
3- Öte yandan, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen mümeyyiz davalı vekili yararına AAÜT uyarınca vekalet ücreti tayin edilmemiş olması da doğru görülmediğinden, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis E Sigorta A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı Müflis E Sigorta A.Ş. İflas İdaresi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy