(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.11.2002 tarih ve 1998/325-2002/1722 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar A Tic.Ltd.Şti, Özcan K, İ.Çetin T ve N Yayınları San.Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan A Ticaret Ltd.Şti, Özcan kartal, İ.Çetin T ve N Yayınları San.Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan 2.10.1999 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarıyla ilgili olarak 22.10.2001 tarihli oturumda, rapordaki kusur dağılımının olaya uygun olmadığı kanaatiyle yeniden kusur incelemesinin yaptırılması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda farklı kusur oranları belirlenerek, 2.10.1999 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranına iştirak edilmediği açıklanmıştır.
Mahkemece verilen kararda ise, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği raporla ilgili hiçbir açıklamaya yer verilmeksizin, nedeni ve gerekçesi tartışılmadan, oluşa uygun görülmeyen ilk rapor uyarınca karar verilmiştir. Mahkemece ilk rapor oluşa uygun görülmediğinden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine rağmen, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, dosyaya sunulan raporlar arasında kusur oranları yönünden farklılık mevcut olduğundan yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy