(6762 S. K. m. 1063/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.12.2000 tarih ve 1996/69-2000/1145 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı çelik saç emtialarının İspanya-Fransa ve Mudanya arası taşımasının davalıların sorumluluğunda bulunan "M/V Selahattin A" gemisiyle gerçekleştirildiğini, bazı paketlerin kırık, bazılarının ise sintine suyu ile ıslandığını, hasar meydana geldiğini, sigorta teminatının ödendiğini iddia ederek, 833.965.398 TL'nin rücuen davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı O. Marine Mutual İnsurance Ass.Ltd.Türkiye temsilcisi O. Marine Ltd.Şti. vekili, davalı firmanın vekili olmadıklarını, sadece bazı işlerini takip ettiklerini, diğer davalının mali sorumluluk sigortacısı olduklarını, bu davada sıfatlarının bulunmadığını, sorumluluk kabul edilse bile hasarın geminin fırtınaya tutulması sonucu meydana geldiğini, ayrıca diğer davalı donatan ile sigortalılık ilişkisinin son bulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tespitlerin yokluklarında yapıldığını, taşımanın yapıldığı geminin Taulon Limanı'na seyri sırasında ve Korsika açıklarında şiddetli fırtınaya yakalandığını, hasarın bu nedenle meydana geldiğini, bu durumun gemi belgeleri ve diğer tutanaklarla sabit olduğunu, TTK.nun 1063/1 nci maddesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, hasarın fahiş gösterildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükün gemiye hasarsız ve noksansız yüklendiği, 10.1.1995 tarihinde Lyon Körfezinde 9/0 kuvvetinde, Korsika Körfezinde ise 7 kuvvetinde fırtınaya yakalandığını, deniz rüzgarlarının şiddetli olduğu, istifin düzenli yapılmasına rağmen bu derece kötü hava koşullarına maruz kalan yükün hasarlanmasının kaçınılmaz bulunduğu, yük hasarı ile deniz fırtınası arasında nedensellik bağı olduğu, TTK.nun 1063/1 nci maddesi uyarınca taşıyanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava taşıma sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı saç emtiasının, İspanya-Fransa ve Mudanya arasında taşınması işinin davalı A İnş.Nak.San.ve Tic.AŞ'nin donatanı olduğu 'M/V Selahattin A adlı gemi ile yapıldığı, anılan geminin 10.01.1995 tarihinde Lyon Körfezinde, 15.01.1995 tarihinde ise, Korsika açıklarında fırtınaya yakalandığı, taşınan emtiaların 1 ve 2 numaralı ambarlarda bulundukları, 1 numaralı ambardaki saçlarda mekanik hasarlanmanın meydana geldiği, 2 numaralı ambarda ise, ambar kıç perdesine yüklenen paketlerin alt sırasındakilerden bir kısmının ıslandıkları, davacının sigorta ettirene hasar tazminatı ödediği hususları 24.01.1995 tarihli tutanak, kaptan raporu, makine seyir jurnal defteri ve tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Uyuşmazlık, taşınan emtiada meydana geldiği iddia edilen hasardan davalı yanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira, taşınan emtiadaki hasarın geminin tutulduğu fırtına ile bağlantılı olduğu, bu durumun TTK.nun 1063/1 maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğunu kaldıracağı izah edilirken, sadece 1 numaralı ambardaki mekanik hasarlanmaya ilişkin açıklamada bulunulmuştur. Oysa, 19.01.1995 tarihli makine seyir jurnali defter içeriği ve bunu teyit eden raporlarlardan ambarda yağlı sintine suyunun olduğu, bunun tahliye edildiği, sintine valflarının kaçırdığı tahmin edilerek söküldükleri, kontrolde ambar valfında küçük ağaç parçasına rastlandığı, daha sonra su kontrollerinde suya rastlanmadığı anlaşılmıştır. Ancak, bilirkişi raporunda sintine suyunun ıslatmasına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmamış, hasar meydana gelip gelmediği, sintine suyu hasarı mevcutsa bunun geminin tutulduğu fırtınalarla bir ilgisinin bulunup bulunmadığı, taşıyanın bir kusurunun söz konusu olup olmadığı noktalarına değinilmemiştir. O halde, mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları da dikkate alınarak, anılan yönler bakımından bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy