(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.05.2003 tarih ve 2000/1566-2003/437 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2004 günde davacı avukatı Öner A ile davalı avukatı Emre D gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya nakliyat rizikolarına karşı sigortalı olan müvekkiline ait tekstil yükünün gene davalıya kasko sigortalı araçla taşınması sırasında aracın uçuruma yuvarlanması ile oluşan yük ve araç hasarının tazmini için girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istiap haddinden fazla yükleme yapıldığından kaskolu araç hasarının sigorta güvencesi dışında kaldığını, yük zararı olarak saptanan ( 6.419.357.122.- ) TL.nın ödemeye hazır olunduğunu, icra-inkar tazminat koşullarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, icra takip dosyasına, hasar ve sigorta belgeleri ile bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı alacağının ( 5.500.000.000.- ) TL kasko tazminatı ve ( 42.619.212.795.- ) TL taşıma sigortası tazminatı toplamı ( 48.119.212.795.- ) TL.den ikamet olduğu, alacak likit olmadığından icra-inkar tazminatı isteminin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalıya sigortalı olan davacıya ait tekstil yükünde taşıma sırasında yangın sonucu gerçekleşen riziko sonucu doğan zararın kapsamı ve niceliği konusunda alınan iki bilirkişi raporu arasında ortaya çıkan fahiş farklılık giderilmeden ve ilk bilirkişiler kurulu raporundan farklı sonuca varan tek bilirkişinin düzenlediği diğer raporu üstün tutma ve benimseme nedenleri karar yerinde tartışılmadan ve bu konuda gerekçe gösterilmeden ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
İki bilirkişi raporun arasında açık çelişki belirdiğine göre, davalı vekilinin 04.12.2002 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar doğrultusunda sigorta hukuku ve tekstil pazarlama ve üretimi uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan sigortalı malların alım faturaları, kaza sonrası bulgular ve malların taşındığı aracın cinsi ve taşıma kapasitesine nazaran zararın kapsamı ve miktarı konusunda inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, değinilen konularda ortaya çıkan çelişkiler giderilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy