(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1312)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tarsus Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.5.2003 tarih ve 2001/680-2003/419 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigortası ile sigortalı emtianın davalıların malik ve sürücüsü olduğu araçla taşınırken, aracın sürücünün tam kusuru ile yaptığı kaza sonucu malın telef olduğunu, mal bedelinin davalılardan tahsili için yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin aracına yüklenen emtianın yüklemeden önce sigorta edilemeyeceğini, alacak likit olmadığından tazminata karar verilemeyeceğini, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kabulü ile takibin 6.896.675.000.TL.asıl alacak üzerenden devamına ve bu miktar üzerinden davalıların %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan icra takibine olan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçta taşınan emtia kaza sonucu telef olmuştur. Özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması kusur ve hasar açısından incelemeyi ve hakimin taktirini gerektirmekte olup, gerek icra takibi tarihinde, gerekse dava tarihinde tazminat alacağı henüz likit halde değildir. O halde, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy