(2918 S. K. m. 95) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 20. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.5.2003 tarih ve 2001/448-2003/433 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Belediye ile S. A. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan belediyenin müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın, diğer davalı tarafından tam kusurla ve alkollü olarak sevki sırasında zarar gören 3 ncü kişiye müvekkilince ödenen 1.028.500.000 liranın tahsili için başlattıkları takibin, davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı belediye vekili ile diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Belediye ile S.A. temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan S. A. ile diğer davalı vekilinin aşağıdaki 2 nci ve 4 ncü bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ZMSS. sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı K.T.K.nun 95/2 nci madde hükmü uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete aracını sigorta ettiren taraf, davalılardan Belediye olup, diğer davalı S.A. aracın sürücüsüdür. Davacı ile davalılardan S.A. arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davanın bu gerekçelerle bu davalı bakımından reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalılardan S.A.'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
4- Davalılardan Belediye'nin temyizine gelince; dava dilekçesindeki anlatım karşısında, aracını davacı şirkete ZMSS poliçesi ile sigorta ettiren bu davalının tam kusur ile araç kullandığından bahisle Genel Şartların 4/a bendi hükmünü, alkollü araç kullandığından bahisle de 4/d bendi hükmünü ihlal ettiğinin iddia edildiğinin kabulü gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartlarının 4/a maddesinde, rizikonun işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir eylemi veya ağır kusuru sonucu oluşması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Dairemiz'in yerleşik uygulaması uyarınca ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusurun varlığını ifade eder ve bu maddede "tam kusur"dan değil, "kasıt" veya "ağır kusur"dan söz edilmektedir.
Öte yandan,aynı genel şartların 4/d maddesinde,herhangi bir sınırdan sözedilmeksizin sigortalının veya sürücüsünün alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından dolayı olayın meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği öngörülmüştür. Dairemiz' in yerleşik uygulaması uyarınca; mahkemece, nöroloji uzmanı bir doktor, trafik uzmanı ve hukukçu kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekli itibariyle kazanın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisinden ileri gelip gelmediği tespit ettirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekmektedir.
Mahkemece, davanın, bu davalı bakımından, bu ilke ve açıklamalar çerçevesinde ele alınması, somut olayın buna göre değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan S.A. ile diğer davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan S.A.'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,diğer bentlerde açıklanan nedenlerle,davalılardan Belediye vekili ile diğer davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy