(818 S.K. m.106, 249)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.02.2003 tarih ve 2000/534-2003/61 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıdan işyeri kiraladıklarını, davalının işyerini teslim etmediğini, imar planına aykırı olduğundan bahisle belediyece yıkıldığını, müvekkillerinin 2000 DM ödeyerek bir tezgahtar ile anlaştıklarını, ayrıca işyerinin gelirinden 20.000 DM yoksun kaldıklarını, davalının onayı ile yaptıkları çatı işinin bedeli olarak 350.000.000.-TL harcadıklarını ileri sürerek, şimdilik 2.000.000.000.-TL zararın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, kira sözleşmesinde işyerinin davacılara teslim edildiğinin yazılı olduğu, davacıların yaptırdıkları çatı eklentisinin imara aykırı olduğu için yıkıma karar verildiği, sözleşmenin bundan sonra karşılıklı feshedildiği ve kira bedelinin davacılara iade edildiği, davacıların kusurlu olmaları karşısında, dava konusu taleplerin haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava kira sözleşmesine dayalı tazminat alacağına ilişkindir. Çekişme, öncelikle davalı kiralayanın, işyerini kiracı davacılara teslim edimini yerine getirip, getirmediği noktasında toplanmıştır.
Mahkemece, davalı kiralayanın, sözleşmeye konu işyerini kiracı davacılara teslim ettiğinin sözleşmede yazılı olduğu şeklindeki gerekçesi doğru olmayıp, davacılar sözleşmede yer alan teslim olgusunun aksini, diğer anlatımla işyerinin sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden sonra dahi inşaat halinde olduğunu davadan önce yaptırdıkları delil tespiti ile kanıtlamışlardır. Diğer yandan, işyerinin yıkımına ilişkin belediyece alınan kararın, davacıların yaptırdığı çatı nedeniyle değil, işyerinin tamamının kaçak ve izinsiz inşa edilmesinden kaynaklandığı encümen kararı içeriği ile yıkıma ilişkin tutanaklardan anlaşılmaktadır. Nitekim, sadece çatı değil, işyerinin tamamı idarece yıktırılmıştır. Davacıların yaptırdığı tespit sonrasında yıkım gerçekleşmiş olup, davacılar işyerini sözleşmedeki amaca uygun olarak teslim alamamışlardır. BK.nun 249 vd. madde hükümleri uyarınca, sözleşmede amaçlanan şekilde kullanmaya ve işletmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim edilmeyen yer için kiracıdan edimin ifası istenemez. Kiralayanın, her türlü idari kusurdan ve hukuki imkansızlık yaratacak sorunlardan o yeri arındırması gerekir. Aksi halde davalı, hukuken kusurludur ve sözleşmenin ifa edilememesinden doğan zararı davacılara ödemek durumundadır. Kamu düzenini ilgilendiren ve davacıların ihtiyarında olmayan izinlerine alınmamasındaki kusur, davalınındır.
Bu durumda, davacılardan kaynaklanmayan nedenlerle, işyerinin davalıca hazır edilemediği gözetilip, dava konusu istemlerin BK.nun 106 ncı vd. madde hükümleri çerçevesinde ele alınması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy