(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.7.2003 tarih ve 2003/461-2003/391 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 29.9.2000 tarihinde müzik eserleri yapım, dolum vs. konularını içeren bir sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre kaset yapım, dolum, pazarlama, dağıtım, reklam ve promosyon klip masraflarını davalının ödemesi gerektiği halde müvekkilinden farklı zamanlarda toplam 24.538.000.000 TL aldığını ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Davanın açıldığı İstanbul Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 29.1.2002 tarihli kararı ile dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, anılan mahkeme tarafından dosya 7.11.2002 tarihli kararla görevsizlik kararının kesinleştirilmesi için İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesine iade edilmiş, bu mahkeme tarafından hükmün 31.3.2003 tarihinde kesinleştiği yolunda şerh verilerek dosya geri gönderilmiş, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 10.7.2003 tarihinde davacının HUMK.nun 193. maddesi uyarınca 10 gün içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmadığı, dosyanın re'sen pulsuz olarak geldiği gerekçesiyle, davanın HUMK.nun 193/son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme, HUMK.nun 193. maddesi gereğince davacının on günlük süre içinde tahrik dilekçesi vermediği, dosyanın re'sen ve pulsuz olarak gönderildiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Oysa, davacı vekili İstanbul Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 29.1.2002 tarihli görevsizlik kararından sonra 31.1.2002 tarihli dilekçesiyle dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istemiş, 10.7.2003 tarihli son celsede davalı tarafa tebligatın yapıldığının belirtildiği dosyada taraflara duruşma gününü bildiren tebligat parçalarının bulunduğu görülmüştür. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden önce de tahrik dilekçesi verilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy