(554 S. KHK m. 43, 54, 57, 63)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.6.2003 tarih ve 2001/884-2003/438 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket kanalıyla plastik ve elektrik malzemeleri konusunda faaliyette bulunduğunu, 1999 yılının Şubat ayından bu yana "fresh" adı verilen muhtelif renk, koku ve modeldeki oda kutularını üretip piyasaya sunduğunu, bu ürünlerin daha önce ithal edilip kullanılmaya başladığını, ancak davalının uzun zaman sonra "Fresh" koku kutularını kendi tasarımıymış gibi adına tescil ettirdiğini, anılan tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığını iddia ederek, tasarımın hükümsüz sayılmasına, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarımın 3.5.1999 tarihinde piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin hak sahibi olduğunu, davacının daha sonra tasarımı taklit etmek suretiyle üretim yaptığını, hakkında ceza davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından yapılan tasarım tescil başvurusuna altı ay içinde itiraz eden olmadığı; adına tescil belgesi düzenlendiği, koruma koşullarının oluşmadığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
554 sayılı KHK kapsamında ancak yeni ve ayırt edici özellik taşıyan tasarımlar korunur. Tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise, yeni sayılır. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcıda oluşturduğu genel izlenim ile diğer tasarımların böyle bir kullanıcıda oluşturduğu genel izlenim arasında belirgin bir fark mevcutsa, anılan tasarımın ayırt edici özellik taşıdığı kabul edilir. TPE, bir endüstriyel tasarım başvurusunda kural olarak şekli incelemede bulunur. Dolayısıyla, ayırt edici ve yenilik özelliği taşımayan tasarımların tescil edilmesi mümkündür. Bu nedenle kanun koyucu, tescil edilmiş bir endüstriyel tasarımın şartları oluştuğunda hükümsüzlüğünün dava edilebileceğini düzenlemiştir. Tescil, endüstriyel tasarım sahibine hükümsüz sayılmadığı sürece kullanma hakkı verir. Endüstriyel tasarımın hükümsüzlük halleri 554 sayılı KHK.nin 43 ncü maddesinde açıkça sayılmıştır. Tescilin hükümsüzlüğünün ileri sürülebilmesi için talep edenin, tescil başvurusuna itiraz etmesi şart değildir. Ayrıca, hükümsüzlüğün belirlenmesine ilişkin maddi olayın kanıtlanması bakımından tanık dinletmeye engel bir hal de bulunmamaktadır.
Dava konusu olayda davacı, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici özellik taşımadığını ileri sürmüş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, karara esas alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli nitelikte değildir. Zira, davacı vekili iddiasının ispatı bakımından tanık listesi vermiş, mahkemece dinlenip dinlenmemeleri yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Ayrıca, tasarım konusunda uzman olmayan bilirkişi raporunda sadece yasal düzenlemeler tekrar edilmekle yetinilmiştir. O halde, mahkemece, davacı vekilinin dayandığı kanıtlarının tamamı ( tanık dahil )toplanıp, içerisinde tasarım konusunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy