(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.10.2003 tarih ve 2002/461-2003/409 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davasında, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davalılardan sürücü Ragıp Ç, kaza yerinden kaçtıktan ve davacının sigortalısının şikayeti üzerine hemen yakalandıktan sonra kolluk güçleri tarafından alınan ve dosyada bulunan ifadesinde, olayda kendisinin kusurlu olduğunu, kazanın gerçekleşme biçimini, geliş ve gidiş yönlerini, cadde isimlerini de belirterek bildirmiştir. Hükme esas bilirkişi raporuna ekli kroki bu anlatıma uymamaktadır. Davacı vekilinin bu davalının, olayın üzerine alınmış bu ilk ifadesinin daha sağlıklı olduğu iddiası, mahkemece değerlendirilip, tartışılarak, davalının yargılama sırasında yaptığı savunmasındaki anlatımı ile davadan önceki ilk anlatımından hangisinin diğerine, hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanmadan, olayın keşif sırasında ortaya atılan anlatımdaki gibi gerçekleştiğinin kabulüne dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bundan başka, benzer dosyalardan bilindiğine göre, davalılardan A. Sigorta A.Ş.nin, davanın açıldığı 18.02.2002 tarihinden sonra, Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2003 tarih ve 2002/396 Esas ve 2003/127 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verilmiş olup, Kadıköy İflas Müdürlüğü'nün 2003/3 sayılı dosyasında, iflas idare memurları da atanmıştır. İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bütün hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu davayı takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle, İİK.nun 194. maddesine göre hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ( 3 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün, davalılardan müflis sigorta bakımından BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy