(6762 S. K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.10.2003 tarih ve 2001/960-2003/906 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davacı avukatı H. K. ile davalı avukatı H. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S.tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır Almanya'da çalışıp, davalıya ortak olmak amacıyla çeşitli zamanlarda toplam (480.977) EURO karşılığı para verdiğini, davalının her ne kadar aldığı paralar karşılığı hisse senedi vermiş ise de, bu senetlerin SPK denetiminde olmaması nedeniyle, yasal geçerliliğinin olmadığını ileri sürerek, (480.977) EURO alacağın aynen ya da ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin SPK anlamında halka açık anonim ortaklık olduğunu, şirketin SPK kaydına geçmesinin kurucu değil açıklayıcı olduğunu, davacının müvekkili şirketin 1361 nolu ortağı olup, kendisine hisse senetlerinin verildiğini, davacının şirketteki ortaklık payını alacak davasına konu yapamayacağını, ancak tasfiyeden düşen payını alabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının davalı A.Ş.den hisse satın almak suretiyle ortak olduğu, kayıtlara göre 480.977 EURO hisse alışı suretiyle yatırım yaptığı, ortaklık pay defterinde beheri (5.000.000) TL. lıknominal değerde 8005 hisse maliki bulunduğu, TTK. nun 329/1. maddesine göre hissesini temellük edemeyecek davalı şirketin hissedarın pay bedelini ödeme imkanı bulunmadığı gibi, TTK.nun 405/2. maddesine göre hissedar davacının sermaye olarak verdiği payı şirketten talep hakkının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve SPK. nun 23.05.2003 tarihli kararında şirketin sermaye artırım kararlarının iptal edildiğine dair bir hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy