(2918 S. K. m. 99/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2003 tarih ve 2002/738-2003/566 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını ve bir hafta süreyle aracın çalışamamasından dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 1.251.138.916.-TL.sının kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, işten kalma zararına yönelik poliçe kapsamında herhangi bir teminat verilmediğini ve kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.050.000.000.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsiline, davalı sigorta şirketinin limitiyle sınırlı sorumluluğuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ile aracın tamirde olduğu süredeki kazanç kaybını talep etmiştir. Mahkemece davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmişse de; davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, dosyada mevcut poliçede kazanç kaybına ilişkin teminat verilmemiş olduğu gibi, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ancak kazaya uğrayan araçtaki gerçek zararlardan sorumlu olup, bunun dışında kalan ve üçüncü şahsa ait aracın çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybından sorumlu değildir. Buna göre; mahkemece davacıya ait araçta oluşan ve gerçek zarar kapsamı dışında kalan kazanç kaybına yönelik istemin davalı sigorta şirketi açısından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu kalem zarardan mümeyyiz davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca; zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 nci maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup, aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde de yer verilmiştir. Bu düzenlemeler karşısında davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce yukarıda açıklanan şekilde yapılmış bir başvurunun belgelenmesi halinde temerrüt tarihinin buna göre hesaplanması; böyle bir başvurunun yapılmaması veya belgelendirilmemiş olması halinde ise sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren temerrüde düşeceği hususunun göz önüne alınarak, faizle sorumlu olduğu tarihin bu esaslara göre belirlenmesi gerekirken malik ve sürücü yönünden uygulanma olanağı bulunan haksız eylem tarihinden itibaren faize davalı sigorta şirketi yönünden de hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )ve ( 2 )numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy