(2918 S. K. m. 24, 98, 99) (4721 S. K. m. 6) (6762 S. K. m. 1299, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 6. Mahkemesi'nce verilen 17.12.2002 tarih ve 2001/450-2002/1176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacılardan, birleşen davada davalılardan Nevzat vekili ile birleşen davada davalılardan Ş.... Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar Nevzat ve Bekir vekili, asıl davada davalı Seyhan'ın maliki olduğu aracın, müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu oluşan hasar ve değer kaybı olmak üzeren toplam 4.861.938.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Seyhan ekili, asıl davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı sigorta vekili, davalılardan Nevzat ve Bekir'in sürücüsü ve maliki, diğer davalı sigortanın trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline kasko sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 4.855.000.000 lira hasar bedelinin müvekkiline sigortalısı Seyhan'a ödendiğini, %50 kusura isabet eden 2.427.000.000 liranın tahsili için başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazların iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, husumet itirazında bulunarak, diğer davalılar vekili, kusur oranına itiraz ederek, birleşen davanı reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporu doğrultusunda, Nevzat'ın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılardan, birleşen davada davalılardan Nevzat vekili ile birleşen davada davalılardan Ş.... Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılardan, birleşen davada davalılardan Nevzat vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen davada davalılardan Ş.... Sigorta vekilinin temyizine gelince; birleşen dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı kasko sigorta rücu alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde trafik kaza tespit tutanağında numarası bildirilen zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi kapsamında davalı sigortanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı sigorta vekili müvekkil kayıtlarında bu poliçeye rastlamadıklarını savunmuş ve kaza tarihinden sonra düzenlenmiş poliçe suretini ibraz etmiş olup, mahkeme ise, mümeyyiz davalı sigorta vekilinin bu husumet itirazı üzerinde durmamıştır.
Bu durumda mahkemece; M.K.nun 6. maddesi uyarınca kanıt yükü altında bulunan davacıdan dayandığı ve kaza tespit tutanağında yazılı ZMSS. poliçesi ibraz ettirilmek, gerektiğinde 2918 sayılı KTK.nun 24. maddesi uyarınca (ZMSS) poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılamayacağı düşünülerek, ilgili trafik sicilinden ZMSS. poliçesi ile aracı sigorta eden şirket tespit edilmek, yine sonuç alınamazsa, ZMSS. poliçesi düzenleyen şirketin davalı sigorta şirketi olup olmadığı gerektiğinde bu şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle araştırılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu noktada hiçbir gerekçe ve tartışma ortaya konmadan, eksik inceleme ile davalılardan sigorta bakımından da birleşen davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre, davacının takipten önce davalılardan sigortaya yaptığı başvuruya ilişkin dosyada mevcut ihtarın tebliğ belgesine rastlanamamıştır. Böyle bir belge varsa davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde TTK.nun 1299, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12. maddesi uyarınca tespit edilecek tarihten itibaren takip tarihine kadar geçen süre itibariyle işlemiş faiz hesaplanmak, tebliğ kanıtlanamazsa davalı sigorta takip tarihinde temerrüde düşmüş olacağından, işlemiş faiz hesabına gidilmeden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulamasıyla yetinilmek gerekmektedir. Oysa mahkemece, ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için hesap yapılarak oluşturulan takip talebindeki işlemiş faiz istemi bu haliyle kabul edilmiştir. Dolayısıyla, bu olasılıklar üzerinde durulmadan, davalı sigorta bakımından, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihi başlangıç alınarak işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, asıl davada davacılardan, birleşen davada davalılardan Nevzat vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalılardan Ş.... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen hükmün bu davalı sigorta yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 105.938.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve mukabil davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy