(1163 S. K. m. 17, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2003 tarih ve 2002/147-2003/447 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı iken 27.10.1998 tarihi itibariyle ortaklıktan istifa ettiklerini, bu tarihe kadar her bir müvekkilin ( 4.800.000.000.- )TL ödemede bulunduğunu, davalının bu ödemeleri iade etmediğini ileri sürerek, her bir müvekkil için ayrı ayrı anılan meblağın 27.10.1998 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca iadelerin geciktirilmesi kararı alındığını ve müvekkilin temerrüde düşmediğini, ortakların hissesine düşen masrafların tenzil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise, müvekkilinin mal sahipleriyle imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca konutların süresinde teslim edilememesi durumunda aylık ( 1.000 )Alman Markı gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıların topluca istifaları üzerine müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik toplam ( 10.200.000.000.- )TL.nın temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların 06.11.1998 tarihi itibariyle ortaklıktan istifa ettikleri, davalı kooperatifin varlığının geri ödemeler nedeniyle tehlikeye düşeceğinden bahisle 3 yıl erteleme kararının, bu konuda karar almaya yetkili olmayan yönetim kurulunca alındığından geçersiz olduğu, davalı kooperatifçe imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teslim tarihinin Mart 2000 yılı olması nedeniyle davalının bir zarara uğramadığı, zira istifa tarihi olan 06.11.1998 tarihinden itibaren aradan geçen süre içinde yeni üye kaydının mümkün olduğu ve üye sayısında herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile her bir davacı için ( 4.800.000.000.- )TL.nın 06.04.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42 nci maddesi uyarınca genel kurulun, kanun veya ana sözleşme ile kendisine tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini devir ve terk edemeyeceğinin belirtilmiş bulunmasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca üyelikten ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı alabilir. Davalı-karşı davacı vekili savunmasında, her üyenin hissesine düşen masrafın da yatırdığı paradan tenzili gerektiğini ileri sürmüştür. Bu durum karşısında mahkemece, bu yolda bir inceleme yapılmaksızın davacıların ödediklerinin tamamının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy