(1163 S. K. m. 46, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2003/228-2003/256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 24.05.2003 tarihli genel kurulda başkanlığa aday olduğunu, ancak, oyların şuan ki başkan Nuri D ile aynı çıkması üzerine ad çekildiğini ve Nuri D'in kooperatifin başkanı olduğunu, ancak, genel kurula katılan Ali K ve Eyüp M'un üyeliğini devir etmesine rağmen ve Davut Ç'ın adına sahte vekalet düzenlenmek suretiyle oy kullanıldığını, usulsüz çağrı nedeniyle iki ortağın genel kurula katılamadığını, 5 oyun genel kurulda yapılan seçimin sonucunu etkileyeceğini, ayrıca, yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de usulsüz olduğunu, ileri sürerek, 24.05.2003 tarihli genel kurulun 7. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulun ana sözleşme ve yasaya uygun yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, genel kurulda oy kullanan Tacettin Y'ın oy kullanma yeterliliğine sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesi uyarınca, genel kurul toplantısına katılınmış ise, genel kurulda alınan kararlara muhalif kalınıp, muhalefeti zapta geçirtip zabıtların imzalanması halinde ancak genel kurulda alınan kararların iptali dava edilebilir. Oysa, İptali istenilen 24.05.2003 günlü genel kurulda, davacı işbu dava şartını yerine getirmeden dava açtığından ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesi gereğince dava açma hakkı bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy