(6762 S. K. m. 415, 416, 520)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2002/603-2003/687 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davacı avukatı S. Yassıoğlu ile davalı avukatı G. Durmaz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortaklarından olup, hisse devrinden dolayı 40.000.000.000 TL. alacağının olduğunu, bu alacağın ihtarname keşide tarihi olan (24.07.2001) tarihine kadar işlemiş bulunan (46.324.053.000) TL. faizi, ihtarname keşidesinden bu güne, kadar işlemiş bulunan (12.896.800.000) TL. faiziyle birlikte (99.220.853.000) TL.ye ulaştığını ileri sürerek, bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ve diğer hissedar aile fertlerinin müvekkili şirkete ait hisselerinin %85'ini 14.04.2000 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde şirketin bu günkü hissedarlarına devrettiklerini, taraflarca imzalanan protokolün ı. maddesinde kayıtlarda yer almayan borçların ortaya çıkması halinde bundan davacı ile birlikte M. Fahri Süreklier'in şahsen ve müteselsilen sorumlu olacaklarına dair hüküm bulunduğunu, devir sırasında hiçbir kayıtta yer almayan İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi'ne şirketin (40.000.000.000) TL. borçlu olduğunun ortaya çıkması nedeniyle davacı alacağının bu borca karşılık mahsup edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, ,savunma;, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, hisse devir tarihi olan 14.04.2000 tarihinden önce dayalı şirketin Hasan Tahsin Vergi Dairesi'ne (39.188.798.000) TL. borçlu olduğu 20.11.2002 tarihi itibarıyla bu borcun gecikme zammı ile birlikte (186.082.774.000) TL.ye ulaştığı, (40.380.565.000) TL. tutarındaki KDV mahsup edilse dahi borç miktarının (145.000.000.000) TL.den fazla olduğu, dolayısıyla davacının (40.000.000.000) TL. alacağının devir sözleşmesi hükümlerine göre bu borçlara mahsubunun gerektiği, davacının dayalıdan herhangi bir alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan
delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve şirket hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan böyle bir davanın davalı şirkete yöneltilmesi mümkün değilse de, davalı şirketin husumeti benimsemiş olup, ayrıca da temyizi bulunmadığından bu husus bozma nedeni sayılmayarak,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının, şirket hisse devri nedeniyle şirkette (40.000.000.000)TL alacaklı olduğu hususu tartışma konusu değildir.Davalı şirket borcun varlığını kabul etmekle birlikte, şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşme ekinde ve şirket kayıtlarında' gözükmeyen İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesine olan borç nedeniyle davacı alacağının bu borca mahsubunun yapıldığını savunmaktadır. Dosyada mevcut, İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi'nin 20/11/2002 ve 30/04/2003 tarihli yazılarından adı geçen Vergi Dairesi'ne şirketin 31.12.2000 tarihi itibarıyla (39.188.798.000) TL vergi aslı borcu olduğu belirtilmekte ise de, aynı yazılarda şirketin (40.380.565.000) TL KDV iade alacağının bulunduğu ve şirket tarafından alacağın borca mahsubunun istenildiği, ayrıca şirketin yapmış olduğu ihraç kayıtlı mal teslimleri nedeniyle vermiş olduğu düzeltme beyannameleri nedeniyle şirket hesaplarının incelemeye alındığı ve kesin borç miktarının ancak, yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek raporlardan sonra yapılacak tecil terkin ve mahsup işlemlerinden sonra kesinlik kazanacağı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle öncelikle İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi'ne gözüken bu vergi borcunun şirket hisse devir tarihi itibarıyla şirket kayıtlarında gözüküp gözükmediğinin belirlenmesi, şayet gözüküyorsa, birikmiş faiz hesabı yapılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde davanın kabulü,gözükmüyorsa, şirketin KDV alacağının kayıtlarda görünüp, görünmediği, görünmüyorsa kayıtlarda gözükmeyen vergi borcu varsa vergi dairesi incelemesi sonucunda miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, eğer şirket kayıtlarında KDV alacağı gözüküyor ve fakat vergi borcu gözükmüyor ise, davalının bu borç nedeniyle alacağından mahrum kalacağı da gözetilerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve noksan inceleme sonucu verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy