(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2002 tarih ve 2001/302 - 2002/84 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan dava dışı İsmet' in, yine kooperatif üyesi dava dışı Ali ve davalı ile birlikte müvekkilinin kefaleti ile 1.000.000.000.-TL tutarında bankadan işletme kredisi aldığını, kefaletin müşterek borçlu müteselsil kefalet olduğunu, kredinin ödenmemesi halinde müvekkilinin bloke hesabından bankaca tahsil edileceğini, dava dışı İsmet'in aldığı kredinin bir kısmını ödemediğini, bankaca müvekkili hesaplarından tahsil edildiğini, aralarındaki sözleşme uyarınca müvekkilince ödenen meblağın tahsili için icra takibine giriştiklerini, takip borçlusu davalı tarafından borca ve faize kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, toplam 462.190.954.-TL alacaklarının % 40 icra inkar tazminatı ile, yine itiraz edilen ve edilmeyen toplam 818.885.923.-TL takip tarihinden itibaren % 110 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, davalının dava konusu kısımlarla ilgili itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, davacının davasının kabulü ile, davalının borca kısmi itirazının ve faize kısmı itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmiştir.Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İİK.nun 67 nci maddesi uyarınca, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan kalemlerle sınırlıdır. Somut olayda, davalı icra takip dosyasında % 10 akdi vekalet ücretine de itiraz etmiş, bu yönü ile de takip durmuştur. Davacı tarafından bu kaleme ilişkin alacak itirazın iptali davasına konu edilerek bir istemde bulunulmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kısmında, akdi vekalet ücretini kapsar biçimde icra takibinin iptaline karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
3-Kabul şekli bakımından da, kayıtlar üzerinde hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi incelemesi yaptırtılmaksızın hüküm tesisi keza doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy