(4389 S.K m.10) (818 S.K m.125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2003 tarih ve 2002/665-2003/277 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davalı avukatı Emel D gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1980-1982 yıllarında Almanya'da işçi olarak çalıştığını ve 1982 yılında yurda döndüğünü, bu dönemde sigorta primleri ödenen davacının yurda döndükten sonra bu konu ile ilgilenmediğini, bilahare yapılan araştırma sonrasında Alman ilgili makamının gönderdiği 16.07.2002 tarihli yazısı ve "06.12.1984 tarihli kararı ile 6.349,17 DM.nin İ Bankası Bayburt Şubesi'ne gönderildiğini" bildirdiğini, davalı banka tarafından ise müvekkiline bu konuda bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek, 6.349,17 DM.nin ( 3.256 Euro'nun ) temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK.nun 125 nci maddesi uyarınca davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin mevcut kayıtlarına göre davacı adına gelen bir havaleye rastlanılmadığını, iddia edilen hakkın doğumundan 18 yıl gibi uzunca bir zaman geçtikten sonra dava açılmasının iyiniyetle bağdaşmadığını da savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının sunduğu karar incelendiğinde paranın İ Bankası Bayburt Şubesi'ne havale edileceğinin bildirildiği, kesin olarak gönderildiğine dair bir belgenin sunulmadığı, kaldı ki davacının 1982 yılında Türkiye'ye kesin dönüş yaptığı, aradan 18 sene geçtikten sonra davacının böyle bir alacaktan bahsederek talepte bulunmuş ise de, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı bankanın Bayburt Şubesi'ne havale edilen paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.
Alman-Türk Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre kurulduğu belirtilen ve irtibat bürosu olan Yukarı Frankonya ve Orta Frankonya Bölge Sigorta Kurumu'nun davacıya gönderdiği 28.03.2003 tarihli yazıda "Alman Yasal Emeklilik Sigortası'ndaki primleriniz Oberfranken und Mittelfranken Bölge sigorta Kurumu tarafından 06.12.1984 tarihli karar ile size geri ödenmiştir." denilmektedir. Oberfranken und Mittelfranken Wittelsbacherring'in 06.12.1984 tarihli kararında ise, davacıya iade edilecek olan 6349,17 DM.nin İ Bankası Bayburt şubesindeki 28370 numaralı hesaba havale edileceği, ödeme ve havale işleminin 2 ay kadar süreceği bildirilmiştir.
Alman sosyal güvenlik kurumunun yazılarından, davacı adına havale edilecek paranın, davalı bankanın Bayburt Şubesi nezdindeki 28370 numaralı hesaba havale edileceği anlaşılmakta ise de, paranın gerçekten havale edilip edilmediği ve havale edildi ise hangi tarihte havale edildiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacı vekilinin 04.02.2003 tarihli dilekçesi ile talep edilmesine rağmen, bu durum ilgili Alman Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan da sorulmamıştır.
Davalı tarafın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi, öncelikle havale ile hesabın varlığının ve buna bağlı olarak talep edilebilirliğinin saptanması, ardından da davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. maddesinde öngörülen koşulların yerine getirildiğini belirlenmesi ile mümkündür. Bunun sağlanması için de, davacı tarafın dayandığı kanıtlar dikkate alınarak, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davacı adına davalı banka şubesine primleri havale edip etmediği, havale etmiş ise bununla ilgili belgelerin birer örneğinin Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilmesi sağlandıktan sonra, davalı banka kayıtları üzerinde bankacı, muhasebeci ve banka hukuku alanında uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılarak, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin ve işbu davanın 10 yıllık sürede açılıp açılmadığının araştırılması gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy