(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.6.2004 tarih ve 2001/794-2003/610 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı işyerindeki elektronik cihazlarının davalıya ait yüksek gerilim hattında meydana gelen kısa devre sonucu hasar gördüğünü, müvekkilince sigortalısına 4.261.400.000 lira ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 23.12.2002 tarihli bilirkişi raporuna göre, hasarın teminat dışı kaldığı, davacının hatır ödemesi yapılması nedeniyle halefiyet hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, sigortaya ilişkin genel şartlar ile poliçe önyüzünde başlıkları yazılı özel şartlar getirtilip incelenmeden, sigortacı bilirkişinin, genel şartların bir hükmünden bahisle rizikonun teminat dışı kaldığı şeklindeki denetime elverişli görüşüne itibar edilmesi, rapora itirazın üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
Genel ve özel şartlar incelenip, rapora itiraz değerlendirilip, raporun doğru olduğu sonucuna varılması halinde dahi, ibraname belgesinde sigortalının alacağını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin yazılı beyanının varlığı dikkate alınarak davacının dava hakkının, bu durumda TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı halefiyete değil, BK.nun 162 nci vd. madde hükümlerine dayalı olduğunun kabulü ile davanın buna göre ele alınması ve halefiyet ile ilgili sınırlamalara bağlı kalınmaksızın sonuçlandırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün., davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy