(2918 S. K. m. 95) (6762 S. K. m. 1281/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.09.2003 tarih ve 2003/302-2003/657 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, KTK.nun 95 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, KTK.nun 95 nci maddesi uyarınca açılmış bulunan, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zarar görene ödediği bedelin sigortalısından rücuan tahsiline ilişkindir.
Sigortacı ile sigortalı arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın ( zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı )başlıklı 4/d maddesinde, tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimselerin veya aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olmalarından ileri geliyorsa, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceğini hükme bağlamış bulunmaktadır.
Poliçede yer alan bu şart esasen KTK.nun 95 nci maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için aracı kullananın alkolün etkisi altında trafik kazasına yol açmış olması gerekmektedir. Bu durumun varlığını ispat ise TTK.nun 1281/2 nci maddesi gereğince sigortacıya düşmektedir. Sürücünün aldığı alkolün promil oranlarının doğrudan doğruya sonuca etkisi yoktur. Bu durumda mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu, ve bir trafik uzmanı bilirkişi heyetince inceleme yaptırılarak bu kaza ve hasarın münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi altında ileri gelip gelmediğini tespit ettirmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Şevket G 'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy