(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275, 283, 284) (818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.6.2003 tarih ve 2002/18-2003/480 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekili Konut Sigorta Poliçesi ile şirketlerine sigortalı bulunan kişinin konutunun davalıya ait lavabo sifonunun arızalanması ve pis suların sirayet etmesi sonucu 561.000.000 hasara uğradığını, hasar bedelini sigortalısına ödediklerini, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte kendilerine verilmesini istemiştir.
Davalı vekili hasarın bir üst kattan gelen pis su nedeniyle oluştuğunu, apartmanın ortak pis su giderinden kaynaklanan bu durum nedeniyle müvekkilinin de tamirat yaptırdığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK.nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan halefiyet yoluyla rücuan tahsiline ilişkindir
HUMK.nun 275 nci maddesinde, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğini hükme bağlamıştır. İşin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme anılan yasanın 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama ile yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir. Dava konusu olayda, mahkemece işin çözümünde teknik ve özel bilginin gerekliliği sonucuna varılmış iken, B.K.42. maddesi hükmü gereğince davalının kusurunu gösterir hüküm vermeye ve sorumluluğu belirlemeye yeterli açıklıkta bulunmayan, olayın çözümüne teknik yönden ışık tutmayan ifade ve gerekçeler içeren bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca davacı sigorta şirketinin Konut Sigorta Poliçesinin hangi rizikoları teminat altına aldığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece poliçeye ekli genel ve özel şartlar ile varsa dahili su klozunun dosyaya ibrazının sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )ve ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy